Bakan Varank: “Akaryakıt ve ölçü aletlerinin periyodik muayenelerini TSE’ye devretmek için çalışmalara başladık”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Bakanlığımız ukdesinde muayeneleri yürütülen akaryakıt, LPG ve tanker sayaçları, tartı aletleri ve kantarlar gibi ölçü aletlerinin periyodik muayenelerini TSE’ye devretmek üzere çalışmalara başladık. Sahip olduğu tecrübe ve yetkinlikle TSE bu faaliyetleri de hakkıyla yerine getirecektir ve uluslararası arenada kendisine yeni bir kapı açılacaktır” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Türk Standartları Enstitüsünün (TSE) 58. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Varank, Türkiye’nin ekonomik anlamda uzun vadeli en önemli hedeflerinden birisinin yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesi ve bu alanda rekabetçiliğin pekiştirilmesi olduğuna dikkat çekerek, “Bunun için bakanlık olarak Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin artırılmasını, girişimciliğin desteklenmesini, üniversite-sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılmasını ve markalaşmayı gündemimizin en üst sıralarına taşıdık. Bu gündem maddelerinde başarıyı yakalamak ve hedeflerimize ulaşmak için TSE’ye önemli görevler düşüyor. Sanayimizin daha az maliyetle katma değerli üretim yapmasının, inovasyon faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürmesinin, uluslararası pazarlarda uluslararası standartlara uygun ürün ve hizmetlerle olmasının anahtarı TSE’dir. TSE’nin yüklenmiş olduğu bu sorumluluğun bilincindeyiz. Attığımız ve atacağımız adımlar sayesinde TSE, kamu ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu tüm sertifikasyon, muayene, gözetim ve test hizmetlerini eksiksiz sağlayacak altyapıya her geçen gün daha da yaklaşmaktadır. Bunun da ötesinde uluslararası ve bölgesel yönetim organlarında daha aktif görevler almak, etkinliğimizi daha da artırmak durumundayız. Standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanlarında sahip olduğumuz tecrübe başta İslam ülkeleri olmak üzere bölge ülkelerine öncülük etmemizi sağlıyor. Nihai amacımız, TSE’yi sunduğu tüm hizmetlerde ulusal ve uluslararası alanda tercih edilen, yönlendirici ve lider bir kuruluş haline getirmektir. TSE’nin bu amaç doğrultusunda güçlenerek yoluna devam etmesi demek ülkemiz sanayisinin kalkınması ve gelişmesi demektir” ifadelerini kullandı.
TSE’nin Türkiye’nin kalkınmasında oynadığı birden çok kritik rol olduğunu söyleyen Varank, “Bunların en başında standardizasyon faaliyetleri geliyor. OECD raporlarını incelediğimizde standartlar ve teknik düzenlemelerin dünya ticaretine etkisinin yüzde 80’ler düzeyinde olduğunu görüyoruz. Bu standartların belirleyicisi olan ülkelere baktığımızda hepsinin aynı zamanda dünya ticaretine yön veren ülkeler olduğu ortaya çıkıyor. Bu veriler bize şunu gösteriyor; uluslararası standartlara uygun mal ve hizmet üretimi olmadan yeni dünya düzeninde rekabet etmenin imkanı yoktur. Bu gerçekten hareketle yürürlüğe koyduğumuz bir ulusal standardizasyon strateji belgesi ve eylem planı var. Bu çalışmayla birlikte standardizasyon faaliyetlerinin mevcut durumunu değerlendirme ve geleceğini planlama noktasında çok önemli bir adım attık” diye konuştu.
Varank, standardizasyonun yanı sıra ihtimam gösterilmesi gereken bir başka faaliyet alanının ise uygunluk değerlendirme hizmetleri olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“TSE’nin uygunluk değerlendirme hizmetleri alanında bir senedir verdiği hizmetlerin sadece sayısal verileri bile bu hizmetlerin sanayimiz açısından taşıdığı önemi gözler önüne sermektedir. Enstitümüz her yıl yaklaşık 20 bin ürün belgesi, 4 bin yönetim sistem belgesi ve 30 bin sistem yeterlilik belgesinin denetimlerini yapıyor. Yaptığı eğitim programlarıyla da yaklaşık 30 bin kişinin teknik yeterliliğini belgelendiriyor. Bunlarla beraber yüz binin üzerinde gözetim muayene işlemi yapıyor, 85 bini aşkın deney kalibrasyon raporu, 300 binden fazla ulaşım, lojistik belgesi üretiyor. Bu doğrultuda enstitümüzün uygunluk değerlendirme hizmetlerinde 1 Eylül 2018 tarihi itibariyle başlayan ve bu yılın sonuna kadar sürecek olan reel ekonomiye destek paketini de unutmamamız gerekiyor. Bakanlığımızın başlattığı yerli ve milli üretimi destekleme politikasının bir uzantısı olan bu pakette 74 milyon liraya ulaşan bir indirimi göreve gelir gelmez uygulamaya koyduk. Bu bağlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak diğer ilgili bakanlıklarımızla birlikte ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine, hatta daha da yukarıya taşıyacak her türlü adımda destekçiniz olmaya devam edeceğiz.”
“Artık Türkiye’de tüketim değil üretim odaklı bir anlayışı hakim kılmamız bir tercih değil, zorunluluktur” diyen Varank, “Bunun en güzel örneğini ülkemizin ilk nükleer santralinin yapımında tecrübe ediyoruz. Bu noktada TSE’nin Akkuyu Nükleer Santrali’ndeki rolü ve işlevi bizler için gurur vericidir. Enstitümüz, inşa ve işletme aşamalarında gözetim, muayene, test, belgelendirme ve lisanslama konularında destek ve hizmet vermek üzere Atom Enerjisi Kurumu ile protokol imzalamış ve faaliyetlere başlamıştır. İnanıyorum ki, Ankara Sanayi Odası ile birlikte kuracağı nükleer enerji ve ileri teknoloji eğitim merkeziyle TSE bu konudaki gerekli insan kaynağının yetiştirilmesinde de önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.
TSE’nin uluslararası uygunluk değerlendirme pazarındaki çalışmalarına değinen Varank, “Ülkemizin bu pazardan hak ettiği payı alabilmesi için kurulan uluslararası uygunluk değerlendirme servisimiz İCAS’ın faaliyetleri süratle devam ediyor. Moldova ve Azerbaycan’da kurduğumuz iştiraklerle bu ülkelerdeki uygunluk değerlendirme pazarında söz sahibi olmaya başladık. Türkiye’nin kuruluşuna öncülük ettiği İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün faaliyetleri TSE’nin uluslararası arenadaki liderliğini de en önemli göstergelerinden birisidir. 39 ülkenin üye olduğu bu enstitü, İslam ülkeleri arasındaki ticareti artırmaya yönelik çalışmalarıyla göz doldurmaktadır. Enstitümüz yurt dışındaki hizmet ağını ciddi oranda genişletecek, gerek Körfez ülkelerinde, gerek Orta Asya’da, gerekse Afrika Kıtası’nda önemli adımlar atacaktır. TSE’nin gerek teknik, gerekse idari altyapısının iyileştirilmesi muadili kuruluşlarla rekabet etme kapasitesini artırılması için Bakanlık olarak tüm destekleri veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ukdesinde muayeneleri yürütülen akaryakıt, LPG ve tanker sayaçları, tartı aletleri ve kantarlar gibi ölçü aletlerinin periyodik muayenelerini TSE’ye devretmek üzere çalışmalara başlandığını kaydeden Varank, “İnanıyorum ki sahip olduğu tecrübe ve yetkinlikle TSE bu faaliyetleri de hakkıyla yerine getirecektir ve uluslararası arenada kendisine yeni bir kapı açılacaktır. Sayısız faaliyet ve çalışmalarımız yanında unutmamamız gereken en büyük sorumluluğumuz Türk Malı damgasını korumak ve geliştirmektir. Bu damga aynı zamanda bizim tarihimizi, yükümüzü ve gücümüzü temsil etmektedir. TSE’den bundan sonraki süreçte de aynı bundan önce olduğu gibi üstlendiği sorumluluğa uygun çalışmalar ve projeler bekliyoruz. Hem yapısal faaliyetler hem de yürüttüğü hizmetler anlamında daha aktif, daha esnek, daha dinamik bir TSE’yi hep birlikte inşa etmek durumundayız. TSE’yi, Türk sanayisinin en etkin aktörlerinden ve paydaşlarından biri yapmak için hep birlikte çalışacağız. Küresel rekabet iddiamızdan hareketle geleneksel üretim modellerinin dijitale doğru kaydığı bir süreçte bu sürecin gereklerini harfiyen yerine getireceğiz. Bu anlamda TSE’den sanayinin dijital dönüşümünde çok daha fazla katkı bekliyoruz. Standartları takip eden değil standart belirleyen bir yapısal ve zihinsel dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. Standart belirlemek masa başında oturarak olmaz. Bu anlamda standartların belirlenmesinde masa başında oturan, sektörü bilmeyen uzmanlar değil, üretim sürecinin bizzat içinde olan çarkları döndüren üreticiler yönlendirici olmalı ve sesleri daha fazla duyulmalıdır. Bu anlamda TSE’nin gerekli mekanizmaları kurarak onları daha sağlıklı işletmesi gerektiğine inanıyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir