KDK “Hayvan Hakları Çalıştayı” raporunu yayınladı

Kamu Denetçiliği Kurumu, “Hayvan Hakları Çalıştayı” raporunu yayınladı. Rapor, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu olmak üzere konunun muhatapları olan tüm ilgililere, yetkililere, kurumlara ve STK’lara da gönderildi.
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından 24 Ocak 2019 tarihinde “Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı” düzenlenmiş ve çalıştayda sokak hayvanlarına yönelik hukuki düzenlemeler, sokak hayvanlarıyla ilgili olarak yerel yönetimlerin çözüm uygulamaları ve önerileri, hayvan barınakları, hayvan haklarını koruma stratejilerinin ele alınmıştı.
Çalıştayda, hem hayvanların haklarını korumak, onların daha iyi şartlarda yaşamalarına imkan tanımak hem de bunu yaparken insanların sağlığını, huzurunu ve güvenliğini sağlamak için alınması gereken başlıca önlemler ise şöyle sıralanmıştı:
“Sahipli ve sahipsiz hayvanların kayıt altına alınması, sağlıklı bir şekilde hayvan envanterinin ortaya konması gerekmektedir. Bu hayvanların satış işlemleri, sahiplerinin değişmesi ve hayvanların devir işlemleri kayıtlı ve denetime tabi bir şekilde yürütülmelidir. Yurt dışından ülkeye hayvan sokulması ya da yurt dışına hayvan çıkarılması işlemleri sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Hayvan sahiplerinin sorumsuzca davranışlarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Hayvan sahiplerinin hayvanlarını izinsiz, kayıtsız, gelişigüzel bir şekilde sokaklara bırakması gibi durumlara karşı denetim ve ceza mekanizmalarının ciddiyetle işletilmesi gerekmektedir.
Akabinde ise KDK tarafından Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı raporu hazırlandı. Başta Türkiye Büyük Millet Meclisi Hayvan Haklarının Araştırılması Komisyonu olmak üzere konunun muhatapları olan tüm ilgililere, yetkililere, kurumlara ve STK’lara da gönderilen rapor şöyle:
“Konu hakkında görevli ve yetkili kurumların netleştirilmesi, sadeleştirilmesi, dağınıklığın, yetki karmaşalarının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Hayvanlara karşı işlenen suçlar da mevcut yaptırımlar artırılmalıdır. Hayvanlara karşı işlenen suçlardaki davalara ilgili kuruluşlar müdahil olabilmelidir. Üremenin kontrolüyle ilgili mahalli idarelerin kısırlaştırma ve aşılama kapasiteleri artırılmalı, bu işlemler veteriner hekimi odalarıyla iş birliği halinde yapılmalıdır. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanununun 6. maddesine dokunulmamalı ve görevli birimlerce bu kanunun uygulanması sağlanmalıdır. Bu nedenle yapılacak olan mevzuat çalışmalarında konunun taraflarının çözüm önerileri dikkatle dinlenmelidir. Aşılamanın yaygınlaştırılması ve sistematik, düzenli, insani şartlarda kısırlaştırmanın teşvik edilmesi gerekir. Hayvan hakları ve hayvan sevgisi alanlarında insanların çocuk yaştan itibaren eğitilmesi, bilinçlendirilmesi gerekir. Her belediye kendi sınırları içerisindeki hayvanları “mikroçip” ile kayıt altına almalıdır. Hayvan hakları meselesine yerel yönetimlerde bütçe ayrılmalı ve ayrılan bütçeler de artırılmalıdır. Hayvanların beslenme odakları illerdeki koruma kurulları tarafından belirlenmelidir. Hayvan koruma görevlilerinin her yerel yönetimde sayıları artırılmalı, birimleri büyütülmeli, eğitimleri sağlanmalı, görev ve sorumlulukları netleştirilmelidir. Tehlikeli ırk, yasak ırk kavramlarına yeni tanımlamalar getirilmeli, ırk hayvanlarının, yani insanlara zarar verme yetenekleri fazla olan sahipli hayvanların sahiplerine ciddi yaptırımlar getirilmelidir. Veteriner hekimlerle hayvan sever derneklerinin işbirliği içerisinde çalışabileceği ve ayrılan bütçelerle bu ortaklığın desteklenebileceği değerlendirilmelidir. Bakımevi yaklaşımından ‘hayvan kliniği’ sistemine geçilmelidir. Yerel yönetimlerde hayvanlarla çalışan personelin çalışmaları sırasında hakaret ve engellemelere karşı korunması gerekir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir